
ŞİRKETLER NASIL ÖLÜR?
Genelde bazı işlerin yoluna girmesi için sabır etmek, beklemek önerilir. Nasıl olsa zaman her şeyin ilacıdır. Biraz daha bekle. Zamanı gelince olur. Peki öyle midir gerçekten? Her iş için öyle olduğun düşünmüyorum. Her şeyi zamana bırakırsan; zaman sana hiçbir şey bırakmaz. İnsan hareketli bir varlıktır. Sadece insan değil hayvanlar içinde geçerlidir. Canlılar hareketsiz kaldığında aç kalırlar. İlk çağlarda insan hayatta kalmak için sürekli hareket etmiş, göç etmiş, hayatta kalmış böylece dünyanın her tarafına dağılmıştır. Avcılıktan, toplayıcılığa oradan dan tarım toplumuna sonrada yerleşik hayata geçmiştir. Rızkın peşinde koşmuştur. Hareket etmek insanların geninde var. Onun için hareket etmek vücut için olduğu kadar iş için de faydalıdır. Duymuşsunuzdur; “gezen tilki yatan aslandan yeğdir” diye.
Bu durum şirketler için de söz konusudur. İşleri büyütmek, geliştirmek için hareket etmek lazım. Bir şeylerin olmasını beklemek çoğu zaman batış sebebidir. Yerinde durmak yerine, proaktif olmak lazım. Bazı durumlarda şartların oluşmasını beklemeden inisiyatif alarak, şartları oluşturmak için harekete geçmek gerekir. (Proaktif TDK ya göre: “Olumlu ya da olumsuz, bilinçli veya bilinçsiz biçimde ortaya çıkan durum için inisiyatif almak”)
Nefes Almak İçin Hareket et
Aslında Köpek balıkları için geçerli olan şirketler içinde söz geçerlidir. Köpek balığı hareket etmezse nefes alamaz ve ölür. Şirketler de bazen sabretmek, beklemek harekete geçmemek büyük bir zarara sebebiyet verebilir. İşletmeyi iflasa sürükler.
Tam bu noktada meşhur Nokia örneği aklıma geliyor. Nokia CEO ‘sunun gözü yaşlı bir şekilde yaptığı açıklamada: “Yanlış hiçbir şey yapmadık ama her nasıl olduysa kaybettik.” Demişti. Yanlış, ya da doğru yapmak için hareket etmeniz lazım. Yerinizde durursanız battığınızı bile anlayamazsınız. Evet Nokia belki yanlış yapmadı ama yeterince de bir şey yapmadı. Rakipleri ilerlerken o sadece izledi. Kendi gücüne güvendi belki de. “Gezen tilki yatan aslandan yeğdir “atasözü bu vakaya tam oturuyor aslında. Android işletim sistemini geliştirirken, Apple, Samsung dokunmatik ekranlı telefonlar üretirken Nokia sadece izledi. Güçlü olup ’da az çalışan değil; zayıf olsa bile çok çalışan hareket eden daha başarılı olur.

Hareketsizlik Öldürür
Hareket halindeki örgütler/işletmeler hareket etmeyi sürdürürler, hareketsiz duranlarsa hareketsizlikten ölürler. Kendini yenilemeleri gerekiyor. İşinizi büyütmek ve geliştirmek için kendi sektörünüzle ilgili trendleri takip edin, sektördeki tedarikçilerle, üreticiler ve müşterilerle(tüketiciler) irtibatta olun. Ziyaret edin. Arayın. Kendinizi yenileyin. Kısaca görünür olun. Çünkü genelde en son görülen, duyulan hatırlanır. En son görünen/duyulan olma etkisinden yararlanın. Bu size yeni fırsat kapıları açacaktır. Bazen bir işin olması için o saate, o an orada olmanız yeterli oluyor. Bazı şeyleri oturup tahmin etmek yerine direkt muhataplarınıza sorun. Bu hem B2B hem de B2C işler içinde geçerlidir.
“Yapılan araştırmalara göre marklar 5 yıl içinde eski müşterilerinin %80 ‘nini kaybediyorlar.”
Evet şu an her şey bir otomasyona bağlı olarak çalışıyor olabilir. Ama satış duygu işidir. Karşındaki ile iletişim, bağ kurmak çok önemlidir. O duyguyu karşı tarafa geçirmektir. Bunun içinde aynı ortamda bulunmak önemlidir. Bir pazarlama planı hazırlayın. Bunu ikiye ayırın offline ve online diye. (Bu yazıda ayrıntısına girmeyeceğim.) Müşterilerinizin önüne çıkın kendinizi hatırlatın. Yoksa en sadık müşterileriniz bile ellerinizden uçup giderler. Yapılan araştırmalara göre marklar 5 yıl içinde eski müşterilerinin %80 ‘ninni kaybediyorlar.
İşlerim iyi değil deyip şikâyet etmek yerine; doğru sorular sorarak problemi çözmeye çalışın.
– İşler iyi değil yerine. (Negatif)
+ İşleri Nasıl daha iyi hale getirebilirim? (Pozitif)
-Herkes aynı durumda zaten, cirolar çok düşmüş bu aralar. (Negatif)
+Cirolarımızı bir kampanya ile arttırabiliriz. (Pozitif)
Sizin sattığınız ürün ve hizmetti insanlar hala tüketiyor mu? Cevabınız evet ise o zaman bu insanlar birilerinden alışveriş yapıyor. Sizden niye almıyorlar? Araştırın, geri bildirim alın ve değerlendirin çıkan sonuca göre hareket edin. İnsanlar aldıkları kararlarda kendilerini haklı bulma gereğini hissederler. Onlara o fırsatı tanıyın ve o tatmin duygusunu yaşamalarına fırsat verin. Rakiplerinizden farklı olduğunuzu, küçük bir nüansla bile olsa farklı olduğunuzu fark ettirin. Devede kulak şeyleri bile vurgulamak bazen çok fayda sağlar. Fark yaratmak için 1% lik dilime girmek için %99’ luk kısmın yapmadığını yapmalısın.
Hareketin bereketine inanın
Hareket bereket getirir. Hareketin bereketine inanın. İşletmenizi ölmekten/iflastan kurtarmak için hareket edin. Yerinizde durmayın. Akan su yosun tutmaz derler. Her şeyin ayağınıza gelmesini beklemeyin. Siz gidin, proaktif olun. O an orada bulunun. Fırsatlar etrafımızdan geçiyor. Fırsatları yakalamak için bize düşen kollarımızı açmamız, kaldırmamız yani hareket etmemizdir.
Konuyla bağlantılı olarak tavşan ile kaplumbağa hikayesini okuyabilirsiniz.
https://www.gelisimhane.com/tavsan-ile-kaplumbaga/

