KAİNATIN GENEL MÜDÜRÜ OLMAYI BIRAKIN

Bir benzetme üzerinde anlatacağım konuyu.

Hedef tahtası örneği vermek istiyorum. Bildiğiniz gibi hedef tahtası, iç içe geçmiş çemberlerden oluşmaktadır. Halkalar içten dışa doğru sıralanmaktadır. En çok puan getiren halka en küçük halkadır.  En küçük halkadan uzaklaştıkça puanlar azalmaktadır.  Bizde kendimizden uzaklaştıkça verimimiz azalır, enerjimiz düşer ve hedeflerimize ulaşmakta zorlanırız. Etrafımızda bizi ilgilendirmeyen şeylerden acilen uzaklaşmamız lazım.

Çoğu zaman başkalarının hayatlarına takılıp kalırız. Falan siyasetçi yalan söyledi mi? Bilmem hangi ünlü, sanatçı karısını/kocasını boşadı mı? Dilan Polat kara para mı akladı? Seçimler ne olacak? Sormanız gereken soru şu bütün bunlar hayatımı nasıl etkiliyor. Bütün bu olaylar sizin hayatınızı nasıl etkiliyor?

En iyi ve kesin cevap: Etkilemiyor! En azından olumlu yönden etkilemiyor. Ama sizin kariyeriniz ve başarınızın pahasına onlarca, belki yüzlerce saatinizi bu saçmalıklarla sarf edebiliyoruz. Yapmayanlar vardır tenzih ediyorum onları.

Patronunuz var, arkadaşlarınız var, müşterileriniz var, akrabalarınız ve hepsinin ayrı ayrı hayatları, problemler ve durumları var.  Kimisi işsiz, kimisi hasta, kimisi zengin kimisi fakir. Herkes ayrı bir dünya. Her insan küçülmüş bir dünyadır aslında.

Size tavsiyem hepsinden uzak durun. Kendinizle ilgilenin önce.

Kıymetli arkadaşlar unutmayın, herkese her yere yetişmeye çalışırsanız kendinize geç kalırsınız.

Ayrıca;

Burnunuzu başkasının işine her soktuğunuzda 4 tane risk almış olacaksınız.

  • Onların kederine iştirak ederek durumu tescilleme riski
  • Yanlış Öğüt verme, yönlendirme riski.
  • Öğrenmek, kendinizi geliştirme ve para kazanmak için kullanabileceğiniz vakti boşa harcama riski.
  • En sonunda bu kadar şeye karışarak Burnunuza bir yumruk yeme riski de var tabi.

Sizinle ilgisi olmayan, ucu size dokunmayan veya sonucunu değiştiremeyeceğiniz şeylere (haberler, TV programları ve saçmalıklarına) harcadığınız vakti toplasaydınız, dünyadaki en iyi satışçı, programcı veya yazar olurdunuz. Hayalinizdeki mesleğin uzmanı, ustası olurdunuz. En iyi üniversiteyi kazanırdınız belki.

Ama çoğu zaman kendinizi dünyanın kurtarıcısı zannederek vaktinizi boşa harcamayı tercih ediyorsunuz. Kendinize yapacağınız en büyük iyilik, Önce kendinizi kurtarmaktır. Yanlış anlamayın bu bencillik değildir. Sadece önceliklerinizi sıralamaktır. Kötülük yapın, herkesten selam sabahı kesin demiyorum. Önce kendinize iyilik yapın. Kendisine faydası olmayan insan başkasına faydası olmaz. Demek istediğim şey gereksiz şeyleri, kişileri ve olayları hayatınızdan çıkartın.

Öncelikle;

Kendi öz disiplininize hâkim olun

Kişisel olumlu tavrınızı geliştirin

Özel yaşamınıza hâkim olun

Kendi Hayatından Sen Sorumlusun

Kendi hayatınızdan kendiniz sorumlusunuz, en ufak olumsuzlukta, başarısızlıkta bir köşeye çekilip ağlamayın, şikâyet etmeyin, kurban psikolojisine girerek mağdur rolünü oynamayı bırakın. Gerçekten mağdur da olabilirsiniz, haksızlığa uğramışta olabilirsiniz ama çözüm bu değil, köşeye çekilmek değil. Bu neden başıma geldi demeyin. Bu durumdan kurtulmak için ne yapmam lazım deyin. doğru sorular sormayı öğrenin.

“Dünya, dokuması henüz tamamlanmamış, olağanüstü güzellikte bir duvar halısıdır ve size ait olan o küçücük boşluğu yalnızca siz doldurabilirsiniz.”  Bu sizin elinizde.

İsterseniz bu boşluğu çok anlamsız nakışlar yaparak ta doldurabilirsiniz isterseniz de titizlikle en güzel şekilde herkesin hayran kalacak motifleri nakşedebilirsiniz. Bu sizin elinizde.

Özet olarak Bugünden itibaren sizi ilgilendirmeyen, sizi geliştirmeyen şeyleri hayatınızdan attın.  Birden olmayabilir her gün (%1) yüzde bir iyileştirin kendinizi.