Hayat için 12 Kural
| Kaos ve belirsizlik dünyasında nasıl doğru düzgün yaşayabiliriz? Böylesi bir dünyada hepimizin bilmesi gereken en önemli şey nedir? Modern dünyada kural ne anlama gelir? Neden iğneyi kendimize çuvaldızı geçmişimize batırmalıyız?Son yılların sarsıcı entelektüellerinden klinik psikolog Jordan B. Peterson, benzersiz değişimlerin yaşandığı ve kutuplaştırma siyasetinin öne çıktığı bir çağda, bireysel sorumluluk ve bilgeliğin değeri hakkında açık ve kışkırtıcı mesajı ile tüm dünyada yankı uyandırıyor. Hayat için 12 Kural’da Peterson, başkalarını eleştirmeden önce kendimize, dün olduğumuz kişiye bakmamız gerektiğini öğütleyerek daha anlamlı bir hayat için on iki eşsiz kural sunuyor. Kendi klinik deneyimlerinden ve yaşamından canlı örnekler sunan yazar, psikoloji ile felsefenin derinliklerine dalıp insanlığın tarihsel yürüyüşünün de rehberliğiyle hayatımızdaki kaosa karşı güçlü bir panzehir sunuyor.
|
| “Düşünebilmek için saldırgan olma riskini göze almalısın.”
– Jordan Peterson Son zamanlarda Jordan Peterson’ın dönüm noktası niteliğindeki çok satan kitabı Hayat için 12 Kural kitabının içinde geçen 12 kuralın özet halini biraz da kendi bakış açımı katarak sizlerle paylaşacağım. Kendinize bir iyilik yapın ve 3 dk’nızı bu yazıyı okumaya ayırın. Şahsen ben hepsini beğendim ama daha çok 4.ve 9. Kurallı beğendim! 1.Omuzlarınız geride olacak şekilde ayakta/oturarak dik durun: Bu duruş fiziksel olarak kendinize güveninizi gösterir. Sadece başkalarının sizinle ilgili algılarını değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda benlik saygınızı da artırır. Her gün daha iyi bir duruş uygulayın. Ofiste, okulda ya da herhangi bir yerde otururken farkında olarak oturun yani nasıl oturduğunuzu, nasıl durduğunuzu kontrol edin. Dik oturmak aynı zamanda doğru nefes alıp vermenizi de etkiler ve buda konuşmanıza yansır. Sağlık açısından da oldukça önemlidir. 2.Öncelikle kendinize yardım etmeniz gerektiğini ve bundan sorumlu olduğunuzu unutmayın: Hepiniz bilirsiniz uçaktaki anonslarda “Tehlike anında maskeyi önce kendinize sonra çocuğunuza takınız” derler. Yani başkasına yardım etmen için önce senin hayatta kalman lazım. İhtiyacı olan bir arkadaşınıza karşı gösterdiğiniz sabrın, nezaketin ve verdiğiniz tavsiyenin aynısını kendinize de verin. Yani herkese yetişeyim derken kendine geç kalma. Ayrıca kişisel bakımınıza önem ve öncelik verin. 3.Sizin için en iyisini isteyen insanlarla arkadaş olun: Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye güzel bir atasözümüz var. İlişkilerinizi gözden geçirin ve tekrar değerlendirin. Sizi destekleyenlere ve ilerlemeniz, büyümeniz için size ilham verenlere yakın olun. Sizi aşağı çekenlerle aranıza mesafe koyun. Kendinize şu soruyu sorun, şimdiye kadar birlikte zaman geçirdiğim arkadaşlarım bana ne kattılar? Tabi çift taraflı bir ilişkidir bu. Sadece almayı değil, vermeyi de bilmeniz lazım. 4.Kendinizi dün olduğunuz kişiyle karşılaştırın, başkasının bugün kim olduğuyla değil: Hayati öneme sahip bir kural bu. Her zaman versiyon bir büyüktür versiyon sıfırdan. Kendi versiyon birinizi başkasının versiyon dördü, beşi ile karşılaştırmayın. Böyle yaptığınızda sadece kendinize haksızlık etmiş olursunuz. Motivasyonunuz düşer. İlerlemenizi, büyümenizi, gelişmenizi geçmişteki kendinizle ölçün. Bunu kolaylaştırmak için günlük olarak küçük, ulaşılabilir hedefler belirleyin ve bu hedefleri yapın. Başarının tadına varın önce, daha sonra isteseniz de bırakamazsınız.
5.Çocuklarınızın sevimli ve uyumlu bireyler olmaları için onları yönlendirin: Beklentilerinizi netleştirin ve tutarlı bir disiplin sağlayın. Her gün farklı davranarak çocuğun kafasını karıştırmayın. Doğru bir olmalı. Burada uzmanların tavsiyesi anne ve babanın çocuğunun davranışına karşı aynı tutumu sergilemeleri ve bir davranışa karşı aynı tepkiyi vermeleri çok önemlidir. 6. Başkasını eleştirmeden, şikayet etmeden önce kendinize çekidüzen verin: Sorunlarınız için başkalarını suçlamadan önce kişisel sorunlarınızı ele alın. Yani bu sorun asıl kaynağı kimdir ya da nedir? Onu tespit edin. Sizden kaynaklanıyor olabilir mi? İşe yönetilebilir küçük görev ve sorumluluklarla başlayın. 7.Makul olanın değil, anlamlı olanın peşinden gidin: Makul; akla, mantığa uygun olan şey demektir. Her makul olan şey, anlamlı olmayabilir sizin için. Anlık hazlar yerine uzun vadeli tatmin arayın. Yani yaptığınız şey haz için mi yoksa ihtiyaç için mi? Değerlerinizin bir listesini yapın ve bunlarla uyumlu hedefler belirleyin. Hazlarınız değerlerinizle çelişmemesine dikkat edin. Hazlarınızı kontrol altına almayı bilmeniz lazım. Anlamlı olmayan haz uzun vade de acı verir. 8.Gerçeği söyleyin ya da en azından yalan söylemeyin: “Ya hayır söyle ya da sus” diye bir hadis var. Yalan ve kötü konuşmak yerine hiç konuşmamak daha iyidir. Dürüst davranarak insani ilişkilerinizde güveni artırın. İletişiminizde şeffaf olun ve bunu karşı tarafa hissettirin. Kısaca samimi olun. 9.Dinlediğiniz kişinin sizin bilmediğiniz bir şeyi bilebileceğini varsayın: Her sohbet, tartışma ortamına açık fikirli bir şekilde girin. Sorular sorun, öğrenmeye meraklı ve istekli olduğunuzu gösterin. Herkesten öğrenilecek bir şey vardır muhakkak. Eğer karşınızdaki kişinin söylediği şey iyi ve güzelse yapmanız gerektiğini, hoşunuza gitmeyen kötü bir şeyse bu duruma düşmemek için yapmamanız gerektiğini öğrenmiş olursunuz. Eğer siz anlatacaksanız da net, anlaşılır ve temel seviyede anlatın. 10.Konuşmanızda kesin olun: Yanlış anlaşılmaları önlemek için net bir şekilde iletişim kurun. Günlük konuşmalarda özlü ve anlaşılır olma alıştırması yapın. Geri bildirim alın. Karşınızdaki kişinin sizi doğru anladığından emin olun. 11.Çocukları kaykay yaparken rahatsız etmeyin: Tabi kaykay burada benzetme amaçlı kullanılmış. Bu kural daha çok ebeveynler için. Bu bazen kaykay olur, bazen koşma olur bazen çamurlu bir suda ayağını çırpma olur. Çocukların mantıklı ve makul riskler almasına izin verin. Bir ebeveynseniz, çocuklarınızı korumakla deneyimlerinden öğrenme özgürlüğü arasında bir denge kurun. Aşırı koruyucu ebeveynler diye bir tabir var. Yani tabiri caizse, bu ebeveynler çocuğu bir fanus içinde yetiştirmeye çalışırlar. Çocukların düşmesine, üşümesine, terlemesine izin vermezler, düşse bile kendisinin kalkmasına izin vermeden hemen bir panikle koşarak ayağa kaldırırlar. Böyle anne babalar çocuğa faydadan çok istemeyerek zarar verirler. Böyle çocuklar hep başkasının yardımına ihtiyaç duyarlar ve bağımlı olurlar, özgüvenleri eksiktir. Çocuğunuza bir iyilik yapın; bazen ağlamasına, düşmesine üşümesine düştüğünde kalkmasına izin verin. 12.Sokakta bir kediyle karşılaştığınızda onu okşayın: Küçük şeylerle sevinmeyi, mutlu olmayı bilin. Danimarkalılar böyle anları hygge sözcüğüyle anlatıyor. Hygge küçük şeylerle mutlu olma felsefesi demek aslında. Küçük neşe anlarının kıymetini bilin. İster bir evcil hayvan ister gün batımı veya sakinleştirici bir fincan çay olsun, etrafınızdaki güzelliğin tadını çıkarmak için her gün birkaç dakikanızı ayırın. Sahip olmadıklarını düşünüp mutsuz olacağına, elindekiler için şükrederek mutlu olmayı seç. Favoriniz hangi kural? Hepsini birden hayatınıza uygulamak elbette zordur ama adım adım da olsa bu kuralları hayata geçirdiğimizde hem kendimiz hem de çevremizdeki sevdiklerimiz için faydalı olacaktır. İyi ve mutlu yaşayın.
|


Hayat için 12 Kural; kadim gerçeklerin, modern sorunlarımıza nasıl yanıt olabileceğini oldukça net bir şekilde ortaya koyuyor. (Tanıtımdan)

